Işık: "Devlet vurgunu yasallaştırıyor."---
“Denize ücretsiz girmek Anayasal haktır”---
“Para alanlar suç işliyor”--- İçişleri Bakanlığı ve belediyeleri yasaları uygulasın”---
"Ücretsiz sahil kalmadı."
HADE! BELEŞE DENİZE GİRMEYE!”… Baraka Kültür Merkezi, Yeşil Barış Hareketi ve Kıbrıs Sosyalist Partisi’nin desteği ile dün Girne’de plajlara giriş ücreti alınmasını protesto etti. “Denizler halkındır, halkın kalacak” görüşünün savunulduğu ve Acapulco Resot Convention Spa Hotel’in önünde gerçekleşen eylemde “Hade! Beleşe Denize Girmeye!” sloganı kullanıldı.
l “HALK HARACA BAĞLANDI”… Baraka Kültür Merkezi yetkililerinden Ceyda Alçıcıoğlu, KKTC’nin bir ada ülkesi olmasına rağmen özellikle Girne bölgesinde denize girmenin imkansız hale getirildiğini belirtti. Alçıcıoğlu, “En güzel sahillerimiz otellere veya özel şirketlere kiralanmıştır. Bu otel veya şirketler denize girmek isteyen halkı haraca bağlamıştır” dedi.
Ali CANSU
Ada ülkesi olmamıza rağmen, KKTC’deki işletmeler tarafından tamamen “başına buyruk” bir şekilde halktan plajlara giriş ücreti alınmasını protesto etmeye yönelik ilk ciddi eylem dün yapıldı.
Baraka Kültür Merkezi’nin organize ettiği, Yeşil Barış Hareketi ve Kıbrıs Sosyalist Partisi’nin destek verdiği “Hade! Beleşe Denize Girmeye!” sloganı altındaki eylem dün Çatalköy’deki Acapulco Resort Convention Spa Hotel önünde gerçekleştirildi.
Çocuklarını ve ailelerini alan eylemciler saat 16.00’da eylemin yapılacağı Acapulco Resort Convention Spa Hotel önünde buluştu. Eylemciler burada Anayasa’nın 38/8 maddesi ve Plajların Kullanım ve Denetim Yasası’nın hatırlatıldığı “Beleşe denize girmek senin de hakkın” başlıklı broşür dağıttı.
Denizlerin kamu malı olduğunu vurgulayarak plajlara giriş ücreti alınmasına tepki gösteren eylemciler, 1974’ten önce denizlere ücretsiz girildiğini hatırlattı. Eylemciler, plajların 1974’ten sonra ücretli olduğunu, bununsa Anayasa’ya aykırı olduğunu vurguladılar. Eylemin yapıldığı sırada yoldan geçen araçlar da korna çalarak destek verdiler.
Kıbrıs Sosyalist Partisi yetkilileri, plajlara ücretsiz girilmesini sağlamak için konuyu Yüksek İdare Mahkemesi’ne götüreceklerini açıkladılar.
Adı geçen yasayı uygulamak ve uymayanları cezalandırmakla yükümlü olan İçişleri Bakanlığı ile belediyeleri uyararak ve göreve çağıran eylemciler, daha sonra şemsiyeleri, karpuzları, çöp naylonları, kova ve küreklerini de alarak hiçbir engelle karşılaşmadan sahile kadar indi.
Sahile ulaşan eylemciler burada alkışlı bir protesto yaptı ve “Denizler halkındır halkın kalacak” sloganı attı.
Baraka Kültür Merkezi yetkilisi Ceyda Alçıcıoğlu, Kıbrıs Sosyalist Partisi Merkez Komite üyesi Mehmet Birinci ve Yeşil Barış Hareketi Başkanı Doğan Sahir sahilde açıklama yaptı.
Açıklamaların ardından yanlarında getirilen karpuz soğuması için denize kondu ve eylemciler mayolarıyla denize girdi. Daha sonra soğuyan karpuz kesilerek hep birlikte yendi ve örnek olması için de karpuzun kabukları poşetlenerek çöpe atıldı.
“Denize ücretsiz girmek Anayasal haktır”
Baraka Kültür Merkezi yetkililerinden Ceyda Alçıcıoğlu basın açıklamasında, yaptıkları eylemin amacının vatandaşların anayasal haklarından biri olan ücretsiz denize girmeyi sağlamak olduğunu söyledi.
KKTC’nin bir ada ülkesi olmasına rağmen özellikle Girne bölgesinde denize girmenin imkansız hale getirildiğini ifade eden Alçıcıoğlu, “En güzel sahillerimiz otellere veya özel şirketlere kiralanmıştır. Bu otel veya şirketler denize girişi haraca bağlamıştır” dedi.
Bir sahile otel yapmak veya bir plajı işletme amaçlı kullanmanın kimseyi o plajın sahibi yapmayacağını da kaydeden Alçıcıoğlu, denizlerin tüm halkın olduğunu ve buralara girerken para talep edilmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti.
Otel veya işletmenin hizmetlerinden yararlanılmadığı hallerde denize girmenin ücretsiz olması gerektiğini anlatan Ceyda Alçıcıoğlu, Anayasa ve yasalarda bu hakkın vatandaşa açıkça verildiğini de söyledi.
“Para alanlar suç işliyor”
Ceyda Alçıcıoğlu açıklamasında, Anayasa’nın 38’inci maddesinde “Yurttaşların 100 metre kıyı şeridi içerisinde denize girmesi kimse tarafından engellenemez ve giriş ücrete bağlı tutunamaz” diye yazdığını belirtti.
Plajların Kullanım ve Denetim Yasası’nda da yurttaşların plaja girmesinin kimse tarafından engellenemeyeceğinin belirtildiğini kaydeden Alçıcıoğlu, ayrıca girişlerde yurttaşlardan herhangi bir şart veya koşul altında ücret talep edilemeyeceğinin de belirtildiğini vurguladı.
“İçişleri Bakanlığı ve belediyeleri yasaları uygulasın”
Yasaya göre kurallara uymayanların suç işlemiş sayılacağını ve 25 bin TL para veya 1 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırıldığının altını çizen Alçıcıoğlu şöyle devam etti:
“Plaja girerken bizden para isteyenler suç işlemiş oluyorlar. Gelmiş geçmiş tüm hükümetler de buna göz yummaktadır. En ufak bir trafik cezasında vatandaşın ensesine binen polis, söz konusu olan zengin otel ve işletme sahipleri olunca, açıkça işlenen bu suç karşısında sessiz kalmaktadırlar. Plajların Kullanım ve Denetim Yasası’nı uygulamak, polisin de yardımıyla gerekli denetimleri yapmak İçişleri Bakanlığı ile belediyelerin görevidir. İçişleri Bakanlığı’nı ve ilgili belediyeleri derhal bu görevi yapmaya, plajlara baskın düzenlemeye ve yasalara uymayıp halkı soyanları cezalandırmaya çalışıyoruz. Halkımızı da denize girerken para ödememeye davet ediyoruz. Bizler burada meşru haklarını örgütlü bir şekilde savunanların karşısında hiçbir gücün duramayacağını görmüş olduk. Bu eylemimizin burada bitmemesi ve özellikle demokratik kitle örgütlerini duyarlı olup mücadele etmeye çağırıyoruz.”
Çağıner: Denize giriş değil, ortak masraf alıyoruz
Acapulco Resort Convention SPA Otel Yönetim Kurulu Başkanı Ünal Çağıner’de yaptığı açıklamada kendilerinin plajda bir masrafları olduğunu vatandaşlardan denize giriş ücreti değil “ortak masraf ücreti” aldıklarını iddia etti.
Çağıner, devlete vergi verdiklerini, alınan ücretin su, tuvalet, park ücreti, şezlong, aqua parkı da kapsadığını belirterek, kişi başı 20, 4-12 yaş arası çocuklar için ise sadece 5 TL bir ücret aldıklarını da söyledi.
Dünyada hiçbir şeyin ücretsiz olmadığını da anlatan Çağıner, aldığımız havanın dahi ücretli olduğunu belirtti. Bugün devlete büyük miktarlarda vergi ve elektrik ücreti ödediklerini belirten Çağıner, dışarıdan sahili kullanmak için denize girişlerin kayıtlara göre çok düşük seyrettiğini de iddia etti.
Birinci: Konuyu Yüksek Mahkeme’ye götürüyoruz
Kıbrıs Sosyalist Partisi Merkez Komite üyesi Mehmet Birinci ise, partisinin çevre sorunlarına duyarlı olduğunu belirterek tüm dünyada plaj ve denizlerin genel olarak halka ücretsiz olduğunu söyledi.
Kuzey Kıbrıs’ta vatandaşa denize girmek için yer bırakılmadığını, Girne’deki tek halk plajı olan Kervansaray’da bile belediyenin vatandaştan giriş için ücret talep ettiğini belirten Birinci, Girne Belediyesi’nin bu uygulamasını eleştirdi. Kıbrıs Sosyalist Partisi olarak bu konuda önce İçişleri ve Yerel Yönetimler Bakanlığı ile belediyelere yazılı uyarı yapacaklarını ifade eden Birinci, ardından konuyu Yüksek Mahkeme’ye götürerek dava açacaklarını söyledi.
Sahir: Ücretsiz sahil kalmadı
Yeşil Barış Hareketi Başkanı Doğan Sahir de konuşmasında, konuyla ilgili anayasa maddesine vurgu yaparak, vatandaşların plaj ve denizlerden ücretsiz olarak yararlanmasının doğal bir hak olduğunu dile getirdi.
Bir ada ülkesi olmasına rağmen ülkede, vatandaşın ücretsiz olarak faydalanabileceği plaj ve sahil kalmadığını, birçok yerde sahile giriş için otel ve işletmecilerin ücret talebinde bulunduğunu kaydeden Sahir, otel ve işletmelerin hizmetlerinden faydalanmayan vatandaştan bile ücret talep edilmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti.
Işık: Devlet vurgunu yasallaştırıyor
Öte yandan KKTC Tüketiciler Derneği Başkanı Hasan Yılmaz Işık da plajlara ücretsiz girilmesi gerektiği yönünde destek belirterek bir açıklama yaptı.
Dernek Başkanı Işık tarafından yapılan yazılı açıklamada, 26/93 sayılı “Plajların Kullanım ve Denetim Yasası” plajlarda verilen hizmetlerin ücret tespiti yetkisini Bakanlar Kurulu’na verdiğini ve Bakanlar Kurulu’nun “Plaj ücretlerini” 1996 yılından beri tespit etmediği gibi yasayı yürütmekle yükümlü olan İçişleri Bakanlığı’nın da uygulanmakta olan yasa dışı ücret ve tahsilâtına seyirci kaldığını belirtti.
Açıklama şöyle:
“Yasa plaj hizmetlerinin her birinden 6 KR ( şezlong, şemsiye, kabin, duş, park yeri) olmak üzere kişi başı ücret tutarını toplam 30 KR (Otuz KR-0.30 TL) olmasını öngörmektedir. Bu miktar bugüne kadar Bakanlar Kurulu tarafından artırılmadığına göre yasal ücret olarak tüm hizmetlerin tutarı olarak kişi başı 30 KR. alınmasını gerektirmektedir. Buna rağmen plaj hizmetleri için alınması öngörülen ücretlerin tespitine ilişkin yöntemi ve yetkili makamı belirleyen aşağıda ayrıntısı verilen ‘Yasaya’ aykırı bugün plajlarda kişi başı 10.00 TL’den 50 TL’ye kadar fahiş ücret plaj veya turizm işletmecileri tarafından “HARAÇ” alırcasına alınmasına ve yurttaşların bu parayı ödemeden plajlara girişlerinin zorbalıkla engellenmesine ilgisiz kalınmaktadır.
Plajların Anayasal sahibi olan bizzat halkımızın plajlara girişi Anayasanın ve yasanın açık ve kesin hükmüne karşın işletme sahiplerinin kapılara diktikleri bodygardlar tarafından engellenmekte denetim görevini İçişleri Bakanlığı ve Belediyeler yerine getirmemektedir.
‘Kiracı, plaja giriş ücreti almayacaktır. Plaja girenler hizmeti satın alma zorunda bırakılamaz, ancak kendi iradeleri ile bu hizmetlerden yararlanabilirler’, ‘Bu hükme uyulmaması ve halkın plaja girişi engellenmesi halinde kira sözleşmelerinin fesih edileceğini’ içeren kira sözleşmelerinde maddeler olmasına karşın kiralayanlar gibi İçişleri Bakanlığı’nın ısrarla duyarsız kalması halkın haklarına ve yasalara saygı gösterilmemesi olarak algılanmaktadır.
‘Yasa dışı ücret tahsili’nden pay almak pahasına Plaj Ücretleri için ‘Basılan Biletleri’ mühürlemek suretiyle bu ‘vurgunu’ resmileştirmekte olan devlet kurumlarından Gelir ve Vergi Dairesi ile yerel Belediyeler görev suistimalinde bulunarak ‘SUÇ’a ortak olmakta ancak görevleri olan ‘Plaj Temizliği ve Güvenliği’ için vermeleri gereken hizmeti yapmamaktadırlar.
Kıbrıs Türk halkının en temel anayasal ve yasal haklarının devlet güvencesi altında bile korunamayacağı açıkça görülmektedir. ‘Bizzat Sahip Çıkmadıkça Yurttaşların Haklarını Hiç Kimsenin Koruyamayacağı’ bu ortamda derneğimiz yurttaşlara haklarına sahip çıkmaları ve plajlara girişte hiçbir ödeme yapmamaları için çağrı yapmaktadır.
Derneğimiz bu konuda görev suistimali içerisinde bulunan devlet yetkilileri hakkında Başbakanlık bünyesinde oluşturulmuş bulunan Başbakanlık Denetleme Kurulu’na şikayette bulunacaktır.
Yurttaşların haklarını ‘plajlarda’ koruması için derneğimiz hükümeti göreve davet etmektedir.”